Yeniçağa

Bolu’nun doğusunda yer alan Yeniçağa, il merkezine 38 km, Ankara’ya 150 km, İstanbul’a 280 km mesafede bulunmaktadır. Yeniçağa, şu an ki yerine yakın bir zaman önce göç etmiştir. Daha önceki yerleşim yeri Eskiçağa Köyü’nün olduğu yerdir. Eski yerleşim yerinin adı Çağa’dır. Çağa, Bolu’nun doğusunda Yeniçağa Gölü’nün kuzey doğusundadır. Malazgirt Savaşı’nda sonra Anadolu’ya gelen Türkler tarafından kurulmuştur. 800 yıldan fazla bir süre yörenin önemli kasabalarından biri olmuştur.

1074 – 1078 yıllarında Türkler tarafından fethedilen Çağa ve civarı hemen iskân edilmiştir. Bu toprakların fatihi olan Çaka Bey’in hatırasına kurulan yerleşim yerine Çaka (Çağa) adı verilmiştir. Zamanla gelişen, büyüyen Çağa, Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarında Bolu Sancağı’na bağlı bir kaza olmuştur. 18 yüzyıldan sonra ise küçülmüş önemini yitirmeye başlamış. Bolu Sancağı, Gerede’nin bir nahiyesi durumuna gelmiştir.

1800’lü yılların sonunda ve 1900’lü yılların başında yaşadığı iki büyük yangınlar neticesinde büyük hasara uğramıştır. Çağa’nın yarısından fazlası bu yangınlar sonunda yanıp kül olmuştur. Yangın nedeniyle evsiz kalmış halka yeni evler inşa etmek için daha geniş bir alana yeni bir yerleşim kurma düşüncesi kabul edilmiştir. Çağa Gölü’nün güneyinde boş bir çayırlık alan Mumpınarı Mevkii yeni yerleşim için uygun görülmüştür. Bugün ki Yeniçağa, 1910 tarihinden sonra buraya kurulmuştur. Çağa, Yeniçağa’nın (Reşadiye) kurulmasıyla eski önemini yitirmiş ve Yeniçağa’ya bağlı bir köye dönüşmüştür.

Yeniçağa’nın kurulmasına dönemin Padişahı Sultan Reşat öncülük yapmış olup ilk gelenlere 18’er adet Reşat altını verilmiş. Bundan dolayı yeni yerleşim yerine Reşadiye adı verilmiştir. 17 Temmuz 1934 yılında Atatürk’ün Bolu’ya ziyareti esnasında Reşadiye’ye uğramış, Çağa Gölü kenarındaki iskelede dinlenmiş, tarihçesi anlatıldığında, eski adı ‘Eskiçağa’ yeni adı “Yeniçağa olsun burası köyden nahiyeye dönüştürülsün ve bir adet hastane yapılsın” demiş ve şu cümlelerle konuşmasına devam etmiş; “Çok güzel bir memleketiniz var. Daha önce görmüş olsaydım belki payitahtı buraya kurdururdum.” Yeniçağa, Atatürk’ün bu güzelliği ödüllendirmesi üzerine 1934 yılında nahiye olmuştur.

Yeniçağa, Camiatik, Asılbey ve Gölyüzü mahallesi adıyla üç mahalleden ve Adaköy, Aşağı Kuldan, Çamlık, Akıncılar, Dereköy, Doğancı, Eskiçağa, Gölbaşı, Hamzabey, Kemaller, Kındıra, Örenköy, Sarayköy, Şahnalar, Yamanlar, Yukarı Kuldan olmak üzere 16 köyden oluşmaktadır. Gerede’den sonra Bolu’nun en büyük ilçesidir. Aynı zamanda göl ile şehrin iç içe olduğu tek ilçedir.

Yeniçağa Gölü, 2.780 dekarlık bir alanı kaplamaktadır. Ünlü Seyyah Evliya Çelebi’den büyük şair Orhan Veli’ye kadar birçok insanın dizelerine konu olan Yeniçağa Gölü, dip kaynaklardan beslenen doğal bir göldür. En derin yeri 12 metredir. Doğal göl olmasından dolayı kuşların ve balıkların cennet mekânıdır. Öyle balıklar çıkmaktadır ki, Evliya Çelebi’nin tabiri ile her biri beşer onar okka gelmektedir. Balıkların sıhhatli ve lezzetli olmalarının sebebi gölde yetişen eğir otu kökü ile beslenmelerine bağlanmaktadır.

Aynalı sazan, çay balığı, kerevit gölde rastlanan balık türleridir. Gölde yüz doksana yakın kuş türü görülmektedir. Karabataktan kartala, leylekten pelikana, bülbülden yalıçapkınına kadar yüzlerce kuş Yeniçağa Gölü’nde beslenmekte, konaklamakta ve adeta burayı kuş cennetine dönüştürmektedir. Kuşlara mükemmel bir ev sahipliği yapan Yeniçağa Gölü doğal yaşam ortamı olduğundan dolayı uluslar arası Ramsar sözleşmesi kapsamına alınarak ülkemizdeki 137 sulakalandan biri seçilmiştir.